Dök İçini
Dök İçini

 

Sizin içinizde kalan bir şey varsa buraya yazabilirsiniz.

Sizin içinizde kalan bir şey varsa buraya yazabilirsiniz.




Bu bölüm size açıldı..

Programda her gün bir konu gündeme gelecek mecburen. Hayat şartlarından sıkılanların belirleyeceği konular hakkında görüşlerinizi ve öneriniz varsa önerinizi yazabilirsiniz.


732

2010-05-18

Yorum Yazan

burcin

ayşegul hanım kımseyle konusamıyorum sadece sızle paylasıyorum eger 1satır bıle bana bısı yazarsanız mutlu olurum benı hayata baglarsınız cunku ben yasayamıyorum.
Galiba boyle anlatmak daha kolay ben 22 yasında nısanlıyım ısteyek sevgılımle nısanlandım bunlar sorun deıl aynı evde yasıyoruz. oncelerı hayat ıyıydı ama artık deıl benım aılem yok gıbı bu gune kadar hem okudum hem calıstım hıc durmadım calıstım kulturlu bı aıleyle buyudum tıyatro oyuncusuyum uzun zaman modellıkte yaptım ajans actım 5 sene ıslettım sonra tıyatro ıcın bıraktım neyse lafın kısası şu ben kendı ayakları uzerınde duran basarılı guclu bı kadınım 2sene oldu nısanlımla yasayalı 2 senede 5kez dayak yedım tokatlar deılde laflar yaktı canımı hıc unutmadım her seferınde agladı elım kırılsında sana vurmasaydım dıye. ortagıla sevgıler gununde kuyumcuya gıttı ortagının esıne hedıye bakmak ıcın eve gelınce sanada baktım ama alamadım dedı cok bısı deıl 1tek 1lıralık toka alsa oda yeter ama onu bıle yapmıo ve benım kımsem yok ve hergun oluyorum akcıger kanserının esıgındeyım kımseye soylemıyorum sesızce oluyorum bana sureklı sana bısı almak gelmıuyo ıcımden dıo ben kıme naptım kendı cevresı bıle bana hayran herkez benım mukkemlegımden bahsedıyo dısarda baska evde baska çekıp gıdeyımmı yoksa zaten olucem burda beklıyımmı lutfen bana bı cevap verım cunku benım ne annem ne ablam var nede konusabılecegım bırı var varda kagıt ustundeler ne annlık ne baska sey sızden cevap beklıycem... ÖLMEK KOYMAZ BANA , AMA HERGUN OLMEK DAYANILMAZ BI ACI İÇİM ÖLÜYOR YADIMDIM EDIN.

AYSENURDAN NOT
Çoğunlukla sizin yaşınızdayken değeri pek yüksek olan bu AŞK ıtırabına katlanma işi ,maalesef yaralar kabuk tuttukça GERÇEK anlamıyla anlaşılıyor..Öğüt verecek olsam tek şey söylerdim.
Sizin mutlu olacağınız eylemleri yapmamak için sürekli bir bahanesi olan ADAM değersiz olmalıdır..
Siz neden ona değer veriyorsunuz?

Yani bir toka nedir ki?
El kalkma olayını hiç konuşmayacağım çünkü siz de biliyorsunuz ki BİR KERE ELİNİ KALDIRAN ADAM BUNU HER ZAMAN ZORA DÜŞTÜĞÜNDE YAPACAKTIR..
5 kez ne demek??!!!
Sen insansın..Hayır demeğe hakkıın var.
Bir erkeğe katlanmanın,dayaklara,hakaretlere katlanmanın sebebi AŞK olamaz..Aşk içinde masumiyet,sadakat,sevgi,koruma barındırır..Bu aşk da değil

Sizinki bağlılık da değil buna psikolojide BAĞIMLILIK diyorlar..
O olmadan yaşayamama duygusu!!

O olmadan da vardınız, o olmadan da var olacaksınız.Ayakları üsütnde kendi duran maddi olarak da ona muhtaç olmayan bir genç kadın nasıl bunlara tahammül eder? Siz kendinizi sevmiyor musunuz?
Size Allah bu bedeni emanet vermedi mi? Nasıl onu bu kadar yıpratıyorsunuz izin veriyorsunuz??

Nişanlınız sorumluluk almaya hazır biri değil. Aynı zamanda bir kadına SAYGI duymayı da bilmiyor ..
Onu sevdiğinizden filan da hiç bahsetmemişsiniz..Demek ki alışkanlık ve BAĞIMLILIK dışında sizi o zulümlü yerde tutan sadece düzeni baştan kurma korkusu...

Aklınızı başınıza toplayın daha çok gençsiniz ve önünüzde size LAYIK ve sizin onu HAK EDECEĞİNİZ biri mutlaka çıkacaktır..
Ama "ben ezilmekten ve horlanmaktan hoşlanıyorum" derseniz hayat sizin buyrun devam edin..Bilin ki bu ilişki dayaklarla ve düşüncesizliklerle bir gün gelecek ÇOK DAHA BÜYÜK BİR PATLAMA yapacaktır.. Saygısı olmayan adamın sevgisine muhtaç değilsiniz..

Madem güzel ve başarılı,etrafta da sevilen ve takdir edilen bir kızsınız,durmayın hemen karşınıza alıp konuşun ve ev sorumlulukları gibi ORTAK YAŞAM sorumluluğunun gerektirdiği SAYGI yi da görmek istediğinizi eğer bir kez daha sizi incitirse yaşamınıza kendiniz devam edeceğinizi söyleyin..

Bundan taviz de vermeyin.. 3 gün iyi görünüp sonra yine kabalaşan bir adam sizin hayatınızı perişan edecek tiptir..

Sağlığınızın da AYRILIP BAŞKA BİR YAŞAM kurduktan sonra düzeleceğini göreceksiniz..Lütfen şimdi karar verin ve ben sizin haberinizi bir gazetenin 3.cü sayfasında DAYAKTAN KADINI ÖLDÜRDÜ şeklinde okumayayım..

Sevgiler Bu durumda sizin yapmanız gereken paşalar gibi

543

2010-03-25

Yorum Yazan

AYSENUR YAZICI

Programımız malesef 05 Mart 2010'da bitti. Sizin kadar ben de hüzünlüyüm.Ama biliyoruzki siz de ben de, biz beraber sorunlara bakmayı ve karar vermeyi öğrendik beraber...

Önemli olan da buydu...
Hepimiz aynı ışıktan beslenirken,birimizin hüznü ve çıkmazları diğerini de acıtıyordu...Bunu fark ettik..

Yargıç olmadan, sizi karara zorlamadan sadece ve sadece sizi dinlemek için orada oldum..İyiki varsınız ve iyi ki yolumuz kesişti..İhtiyacınız oldukça da bir yerlerde yine kesişecektir eminim. Tesadü diye bir şey olmadığını biliyoruz değil mi artık?
Dileyin,o yolunuza çıkacak...

Sizi seviyorum.Nerede olursanız olun, ne yapıyor olursanız olun..Beni sevseniz de sevmeseniz de ...

Allah yolunuza artık doğru insanları çıkarsın ve daha da huzurla, güçlü yaşama devam etmeniz dileğimle hepiniz hoş kalın...
Işıkla kalın.Daima.
Kalben.

Ayşenur

515

2010-03-13

Yorum Yazan

leyla

merhaba ayşenur hanım oğlunun rahatsızlığıne yüce allahtan şıfa diliyorum. çok çok geçmiş olsun.inşallah iyi haberlerını bızlerede verırsın.herşey dıledığın gıbı olur inşallah leyla

469

2010-02-22

Yorum Yazan

sumru

hemen cevap yazdiginiz icin sagolun aysenur hanim yazdiklarinizdan aslinda kendime sunu da cikardim yazdiklarimdan esimin karakterini sizin bile anladiginizi ve benim sadece kendi kendimi avuttugumu esmin dayisi bir keresinde bana o seni cözmüs ve corabin sökük yerinden tutar gibi seni söküyor demisti dogru söylüyorsunuz seven adam bunlari yapmaz benim kendime ve cocuklarima yaptigim sadece eziyet bilmiyorum belkide korkuyorum basarabilirmiyim ayrilirsam diye maddi konuda basarabilirim kendime güveniyorum zaten simdide esim calismaktan cok hoslanan bir insan degil ama bilemiyorum insanlarin bana hangi gözle bakacaklarindan cocuklarim bana sordugunda ne cevap verecegimden ve bir de ailemin tepkisinden korkuyorum galiba ailem tamam artik bitir ayril diyor iki dakika sonra baska insanlardan örnekler vermeye basliyorlar iste su kadin su adami söyle cekiyor bu kadin o adami böyle cekiyor gibi bir de heralde ben karsimdakinden cok seyler bekliyorum ama bos kuyuya suyu ne kadar koyarsan koy dolmuyor yazdiklariniz icin tesekkür ederim cok iyi bir insansiniz

AYSENUR'DAN NOT:
Hayat cesaret edeceğiniz işlerin bütünüdür... Eğer kendiniz hayatı göğüslemeye çalışmak yerine bunu çekerek devam etmeyi daha "rahat" bir yaşam olarak algılıyorsnaız ben karışamam.
Herkes kendi hayatını kendi planlar. Eğer boyun eğmek ve bunu böyle sürdürmekten yanasanız ben de bir şey yapamam. Sizin güçlü olmayı DENEMENİZ gerek..
Çalışmak kötü bir şey değil! Kendi ekmeğini kazanmak bu kadar da güç değil. Kimse acından ölmemiş. Yeter ki çocukjlarım ve kendim için iyi bir hayat istiyorum diyin ve yola çıkın.

Allah herkesin rızkını hazır etmiştir. Siz aramaya çıkmazsanız ne verecek ?
Etraf? Etraf siz iyi kadın olursanız, alnınızın teri ile çalışıp kazanır getirirseniz hiç bir şey diyemez. Duruşunuz sizin EDEBİNİZİ belirler ...
Basıl isterseniz hayat sizin...Ama sakın ileride geri dönüp "kader" diye bir şeyleri suçlamayın olur mu?

470

2010-02-22

Yorum Yazan

eylül

ayşenur hanım önce teşekkür ediyorum ilginize.sorunlar çok hangisinden konuşayım karar vermemiyorum.oğlum, kızım ayrı ayrı sorunlar var.oğlum 2 senedir esrar kullanıyormuş.ileriyi düşünce çıkış bulamıyorum.aslında iyi bir çocuk tanıyanlar çok seviyor şu anda da cezaevinde, tedavi desem asla kabul etmez.ne olur yapabileceğim ve benim farkında olmadığım bir çıkış yolu gösterin,bir ışık istiyorum önümü görebilmek için.öyle an geliyorki ben ölmem çocuklarımıın gözlerimin önünde eriyip yok olduğunu görürüm diye düşünmeden edemiyorum. insan bile bile ateşi eline alırmı.alıyorlar ve ben ölüyorum bedenen değil ruhum ölüyor...

AYSENUR'DAN NOT:
Evlatlarımızı yetiştirirken bazen arkadaşlarını kollamayı ıskalıyoruz...Esrar gibi maddeler arkadaş aracılığıyla delikanlılığa uymak için kullanılan, eroin gibi alışkanlık ve ölümcül zararlar yapmayan uyuşturuculardan sayılıyor Ama bunu kullanmak hayatın gerçeklerinden kaçmak için bir ön basamak oluyor.
Genç iken nerede boşluk yaşadıysa onu bulmanız ve onarmanız gerek hapishane çıkışında...

Her hapishanenin bir psikolog ve sosyal danışmanı vardır. Lütfen onlarla iletişimde olun..
Özünde iyi bir çocuk diyorsunuz ama neden hapiste? Ne kadar kalacak? Çıkışta ona nasıl yön verebilir, hayatı yeniden nasıl sevdirebilirsiniz bunun yollarına bakmanız gerek...
Üzüntünüzü anlıyorum...
Ancak uzaktan bakarak ve ağlayarak onarılacak br sorun değil.Lütfen psikologdan yardım alın.

467

2010-02-21

Yorum Yazan

sumru

tesekkür ederim aysenur hanim ve füsun hanim.Ben size en bastan anlatayim.Ben yurt disinda yasiyorum buraya 18 yasinda geldim babam burdaydi ama hep türkiyeye dönmek istedi ama dönemedigi icin biz buraya geldik ailemle beraber.Ben buraya geldiyimde nisanliydim.Biz esimle cocukluktan beri taniyoruz birbirimizi aslinda akrabayiz.Aslinda ben bunun pek dile getirilmesinden hoslanmiyorum ama yazmayada cekiniyorum ama en basindan annatacagim dedimya.Esimin babasi ben kücükken beni cok severmis ve gelinim olucak dermis.Biz esimle cok yakin oturuyorduk ve hep bir aradaydik.Esimin babasi esim 15 yasindayken öldü yani gencken öldü ve o istedi diyede benim ailemde istediler evlenmemizi bende karsi cikmadim. zaten ben ailesine cok bagli bir insanim.Babam yanimizda olmadigi icin ona bambaska bir gözle baktim ve onun istedigi hersey olsun istedim.Biz türkiyedeyken babamizi annemiz bize bir ilah gibi gösterdi ve ben sanki babamin istedigi gibi olmadiginda babama bisey olacakmis gibi düsünürdüm. Esimin annesiylede annem cok iyi arkadaslardi ve esimin anneside bana cok düskündü cok vaadler verirdi bana ben herseyin farkindaydim ama dediyim gibi kimsenin kalbi kirilmasin isterdim.Eşimde iyi bir insandi cok konusurdu saka yapardi ama simdiki huylarini ozamanlar bilmezdim birde ben cok icine kapali bir insandim hic kimseye isteklerimi ifade edemezdim. Annemin Babamin dediginden disari cikmazdim babam yanimizda olmadigi icin annam bir yetistirdiki sanki en ufak bir hata bile cok kötü biseydi en ufak bir hata yapsam bile anneme söyleme ihtiyaci hissederdim hic arkadas edinmezdim arkadastan kötülük gelecegini zannederdim bir tek bi teyzem vardi onlan konusa bilirdim o da benim gibi biriydi zaten. Derken biz nisanlandik esimin ailesinin durumu iyiydi babasi yurt disinda calistigi icin maaslari vardi baya bide varliklarida vardi ama onlari bir amcalari vardi o yünetirdi biraz sorumsuz bir aileydiler kalabaliklardida.Ben yurt disina gelenden sonra bir yil sonrada biz daha nisanliyken o da buraya geldi ben onun ailesi cok sorumsuz diye onlarla beraber yasamak istemedim. Zaten anneside kalin diye teklif etmedi.Biz zaten buraya gelenden sonra babamla problemler yasadik biz dört kardesiz annemle babam bir birlerine aliskin olmadiklari icin sorunlarimiz oldu. anem o gözünde cok cok asiri büyüttügü adamin o kadarda cok büyütülmemesi gerektigini burda annadi ve ugruna feda edip ettirdigi seyleride.Ben ta esimin buraya ilk geldiginde karekterinin deyisik bi insan oldugunu hepimiz annadik o cok sorumsuz yetismis bir insandi hic bir sekilde sorumluluk duygusu verilmemisti vede hic calismamisti o da benden bir yas büyük zaten ben simdi 23 yasindayim.Sonra o burda babamin yaninda bir ise girdi calismadi bir kac ay burda bos durduktan sonra geri döndü.Bizde onun pesinden gittik Dügün yaptik. Ben onun beni sevdiginden kesinlikle eminim bende onu seviyorum ama onun kadar deyil o ne olursa olsun benden vaz gecemiyor.Evliligimizin ilk yilinnda cok büyük problemler atlattik sonra annem cocuk yaparsaniz düzelir dedi bizde cocuk yaptik cocuktan sonra iki yil cok iyiydik zaten büyük kizim iki yasindayken kücük kizima bilmeden hamile kaaldim.o iki yil icerisindede kavgalarimiz oldu ama karekter kavgalariydi bu kadarda büyük deyildi.Sonra Esim burda arkadas cevresi edindi kavga ettigimiz zaman disariya cikiyordu bunu aliskanlik haline getirdi ilgiyi disarda aradi. Ben fazla ilgi yada sevgi gösteremeyen bir insanim beni hic bir zaman aldatmadi buna eminim ama burda arkadas cevresine alisti geceleri gec gelmeye basladi cok fazla para harcamaya basladi bir de zaten cok yalan söyleyen bir insan.Biz simdi kavga ettigimiz zaman ikimizde cok kötü bir ruh haline giriyoruz ben onunla cok konusuyorum isteklerimi annatiyorum kendi hatalarimida söylüyorum bazen sabahlara kadar annattigim oluyor ama sabah öyle bir sey söylüyorki sanki ben o sözleri duvarlarla konusmusum bu ara bir de isten cikti evde oldugu icin zaten uykuyada düskün bir insan sürekli uyuyor uyku icinde cok problemlerimiz oldu ama o genede vazgecmedi o belalti sakalardan cok hoslanir bense tam tersi bunda üc ay önce ayrilamaya kalkistik türkiyeyle cok fazla telefonda konusuyordu ve cok büyük faturalar ödüyorduk bunun icinde aylarca kavgalarimiz oldu en son ben ayrilmak istedim o da türkiyeye gitti ama birbirimizden vaz gecemedik o gidince ben kendi hatalarimi da net gördüm onun gidis sebebide ailemi karistirdigim icindi ama türkiyeye gittigimde ailem hakkinda akrabalara baya yalan söylemis iste biz onlar yüzünden bu haldeyiz diye onlarda esimi cok seviyorlar kisa zaman önce yengem öldü onun icin anemle babam türkiyeye gittilerinde öyrendiler söylediklerini ve hic duymamis gibi davrandilar bana da hic söylemediler ben baskalarindan duydum gecen sene bu zamanlar gene böyle telefon yüzünden kavga ettik ve ben cocuklarla annesinin yaninda biras kalmak icin türkiyeye gittim birasda o ilgilensin problemlerde diye ama tam tersi oldu ve annesi beni evden bile kovdu simdi oda kabul ediyor yalan söyledigini kötü huylerini biz bir hafta öncr cok büyük bir kavga ettik ve ben bu kavgadan sonra o yokmus gibi davrandim ona benimle konusma diyorum ama genede benimle konusuyor bilmiyorum beni ona baglayanda belki onun bana olan sevgisini bildigim icindir simdi ben gecmise cok takildim ilk evlendigimiz yil cok problemlerimiz oldugunu demistimya hep yatak odamizla göndeme geldik ve akrabalarin hepside ise karisti ve bunlar benim aklimdan cikmiyor ben cok sinirliyim ve bunun farkindayim cocuklarima bile cok bagriyorum ve bunun icinde cok üzülüyorum bunun icin bi cözüm ariyorum uyku haplariyla uyuya biliyorum esimle beraber yasismistik dedimya o gün oturduk ve cok konustuk bu olanlari ve benim aklima siz geldiniz almancam var ama perfect deyil ve herseyi doktorlara annatamiyorum zaten annatsamda ayril gitsin diyorlar size cok tesekkür ediyorum ve cevabinizi bekliyorum.ha bir de ben ilk okul mezunuyum esim lise terk

AYSENUR'DAN NOT
Alman doktorların nasıl insana DEĞERLİ baktıklarını ve bizim gibi olmayan olamayacak bir evliliği ilaç vererek sürükletmeyeceklerini biliyorum. Kız kardeşim Almanya'da yaşıyor ve psikologa da gider ara sıra.
Psikologa gitmek ÇOK DOĞAL BİR şey. Bu, sizin kendinizi ve duygulrınızı anlamanızı karar vermenizi kolaylaştıran bir doktordur.

Bu anlattıklarınız evli bir çiftin arasındaki tüm saygının bittiğini, zorunluluklarla ve sinirle 2 çocuk olduğu için evlilik hayatını devam ettirdiklerini gösteriyor.

Kavgalar bağırmalar, küs kalmalar ne sizi ne onu haklı etmez.
Her seferinde de daha da birbirinizden uzaklaşırsınız, bir de çok konuşursanız o sizi dinlememeye başlar.
Az öz anlatın derdinizi. Suçlayıcı değil dileklerinizi net cümlelerle anlatan konuşmalar yapın.
Eşiniz sizi ve tüm aileyi böyle sorumsuzca ihmal edecekse bu çocuklara yansıyacaksa, neden bu evliliği SEVİYOR BENİ sanarak sürdürüyorsunuz anlamadım? Sevn böyle mi yapar ??
Onu değiştiremezsiniz. Siz değil etrafında onu etkileyen bir sürü yan akraba faktörü de var. O da sorumluluklarını vbirden anlayıp İYİ BABA VE EŞ olmayı beceremeyeceğine göre neyi bekliyorsunuz anlamadım. Bu bitmiş bir evlilik gibi geliyor bana. Sevgiler

464

2010-02-20

Yorum Yazan

Sumru hanıma cevap: Füsun Fırat Psikolog

Selamlar,
Eğer yazdıklarınızı sakin kafayla bir daha okuyup ne anladığınızı sorsam cevap veremezdiniz.
Önce şu sorularımı yanıtlamanını isteyebilirim sanırım;
-Beş yıdır evliyiz ama beş yıldır geçinemiyoruz diyorsanız neden ve ne şekilde evlendiniz,daha önce geçinebiliyor muydunuz?
-Yaşlarınız kaç ve öğretim durumlarınız nedir?
- Bu kadar kötü giden bir evlilikte ,iki çocuk nasıl oldu ?
-Eşiniz size hangi konularda yalan söylüyor,artı bu mail birlikte yazılıyorsa buna nasıl karşı çıkmıyor?
'Artıkdayanamıyorum'dediğiniz konular ,zamanlama olarak evliliğinizle aynı zaman diliminde değil mi,bunları bana yazarsanız,daha hedefe yönelik bir yol çizebiliriz sanırm.
Psikolog Füsun Fırat

465

2010-02-20

Yorum Yazan

dursun yıldız

merhaba ayşenur hanım okadar duluyumki nerden başlayayım bilemiyorum.kendimi tanıyamıyorum. günüm günümü,saatim saatimi tutmuyor.
sürekli değişken ruh halindeyim.önce kendimi anlatayım.
75 doğumluyum, 89 da annemi kaybettim,90 yılında evlendim aynı yıl bir oğlum,95 de kızım ve 2000 yılında bir oğlum oldu.bunlar benim isteğim dışında oldu.v bhayattan yoruldum.sürekli kafamın içinde kendimle konuşuyorum.

yaşadıklarımı tekrar tekrar sorguluyorum.bunları yazarkende gözyaşlarım yine akıyor.bana dönersenniz sorunlarımı paylaşmak isterim. şimdilik yeterli sanırım.sağolun

AYSENUR'DAN NOT:
Nerhaba. Çok erken evlenmişsiniz, çok erken anne olmuşsunuz...Bunları sizi üzmek adına KEŞKE diyerek anlatmak istemem. Allah sağlık versin evlatlarınıza..
Ama sizden ricam Aykut Oğut'un EVRENDEN TORPİLİM VAR adlı kitabı okumanız...Lütfen bu kısacık ve su gibi akıcı kitabı okuyun tekrar konuşalım... Hayat sürekli KÖTÜ devam etmeyeceği gibi sürekli İYİ olan bir yaşam da yoktur biliyoruz...Bu iniş çıkışlar içinde hayatın sizde bıraktığı GÜZEL VE GÜLÜMSETEN ANLAR DA VARDIR MUTLAKA...

459

2010-02-19

Yorum Yazan

sumru

merhaba aysenur hanim ben sizin programinizi hergün izliyorum ve cok rahatliyorum ama su an öyle sikintilar icerisindeyimki ben bes yillik evliyim ve bes yildir problemlerimiz var esimle bir türlü anlasamiyoruz ayrilamiyoruzda iki kizimiz var ve artik cocuklarda cok etkileniyor kavgalardan birbirimize saygimiz kalmadi artik esimle hic bir seyimiz uyusmuyor ben bir sey söylüyorsam o tam tersini söylüyor esim cok konuskan cok sakaci ve her seyi bosverebilen bir insan ben se onun tam tersiyim ve ben artik tükendim cok sakin bir insanken simdi asiri sekilde sinirli bir insan oldum evin icinde her seye bagiriyorum cocuklarima esime hic bir seye tahammülüm kalmadi bu da esim yüzünden oldu ben hep sessiz ve sakin olarak bilinen biriyken bu hale geldim cocuklarima bagirip cagirmak beni cok üzüyor büyük kizim cok hircinlasti ve hic laf anlamiyor kücük kizimda onun izinde gidiyor artik ne yepmam gerktigini bilemiyorum ben esime evin icinde ve toplum icinde nasil nasil davranmasi gerktigini hep söylüyorum ama o bildiginin disina cikmiyor ve cok yalan söylüyor ben onun söyledigi her seye inaniyorum ama sonra cevremdekilerden onun yalan söyledigini ögreniyorum bir de ben ailemi cok karistiriyorum istemiyorum ama yapamiyorum her seyi anneme anlatiyorum öyle cözüm bulacagimi zannediyorum ama tam tersi oluyor ben bunlari size esimle birlikte yaziyorum ve artik bir cikis yol ariyoruz cocuklarimiz icin tesekkür ederiz

AYSENUR'DAN NOT:

Merhaba, sıkıntınızı ve hayalkırıklığınızı çok net anlatmışsınız. Yazdıklarınızı psikolog arkadaşım Füsun Fırat'a ilettim.Çünkü cevap vermek için psikolojik destek almadan size yorum yazmamın doğru olmadığını düşündüm. O cevap verince size tekrar burada ileteceğim...
Benim şahsi düşünmemi anlatmam gerekirse şunları söyleyeceğim:
1) İkiniz de birbirinizi değiştirmeye çalışıyorsunuz ama ikiniz de değişmemekte kararlısınız. Huylar değişmez ama karşıdakini üzmemek adına yumuşatılabilir. Bunun için de "saygı" gerekir veya çocukların ruh hallerini bozmamak adına huzurlu bir yuva yaratmak için ÖZVERİ...

Bunu 5 yıldır başaramadığınızı düşünüyorsunuz. Yalan söyleyen bir eş birden size yalan söylememeye başlayabilir mi?
Herşeyden kavga çıkaran biri birden kavgasız yaşamaya başlayabilir mi?
Şakacı ve vurdumduymaz biri birden hayatı ciddiye alıp size ve yuvanıza farklı bir enerji getirir mi?
Siz? Siz de birden onun çıkardığı kavgaları umursamayabilir, her dediği yalana "geçer " diye bakabilir misiniz?

Peki çocuklar bu kötü nerjinin döndüğü evde siz bu şekilde yaşamaya devam ederseniz İYİ BİR YUVADA MI büyümüş olacaklar?
Yani ayrı hayatlar kurmadan sırf çocuklar için bir arada kalarak böyl bir kaosta onları yaşatarak SİZ EVLİ KALARAK iyi bir görev mi yapmış oluyorsunuz?

En kolay yol tabii ki BOŞANMAK.!
aMA BOŞANMAK DEMEK "anne baba olmaktan da istifa etme demek değil" dir bunu kafanıza kırmızı harflerle yazın.
Kadın ve erkekğin sürekli birbirini yediği bir evde ÇOCUKLARINIZ güvensiz, hırçın, kişiliği gelişememiş, korkak bireyler olarak yetişiyorlar bunu da unutmayın..Siz onların ÖRNEK KİŞİLERİSİNİZ.

zAMANLA ÇOCUKLAR KENDİLERİNİ BİLE BU KAVGALARDAN SORUMLU HİSSEDEBİLİR KOMPLEKS GELİŞTİREBİLİRLER...

BOŞANMAK EN KOLAYI DEDİM!
Ama boşanmadan da yapılaca bir şey var.Evet var. Bunu başarabilmek de sizin irade gücünüze ve kendinize verdiğiniz söyleri TUTABİLME şeklinize bağlı...
1) Kavga çıkıyorsa hemen öfkenizi yatıştırmak ve ağzınıza geleni,pişman olacağınız sözleri söylemeden önce "şimdi sinirliyiz.Az yatışalım sonra konuşalım" demek ve tatrışmayı sakinleştiğiniz bir saate ertelemek.
2) Bu ertelemeyi sakın atlamayın ve sakin olduğunuz bir anda sesinizi yükseltmeden ve ESKİ KONULARI DA AÇIP bu tartışmaya eklemeden konuşmak.
3)Her tartışmayı sonuca bağlayamazsınız. Önemli olan iki tarafın da isteklerini ve rahatsızlık duyduğu şeyleri karşı tarafa net anlatması. Bekletisini ifade etmesidir.
4)Kabullenmeyi öğrenmek. Bazen kabul ederseniz şartler sizin üzerinizde ağırlık yapmaktan uzaklaşır.
5)Eşinizle ortak sevdiğiniz işlere daha çok PAYLAŞIM vakti ayırmanız gerek. Bir pazar gününü sadece uzanıp tv seyretmek, beraber tavla oynamak veya sarılıp keyif yapmak için ayırmalısınız. Paylaştıklarınız azalırsa siz de birbirinizden uzaklaşırsınız.

6) Sorunları anneniz çözemez. Anneniz sadece sizi dinler ve "vah vah" der, üstelik eşinizi de iyice (kızına eziyet ettiğini düşündüğü için) sizin gözünüzde beş paralık eden konuşmalar yapar.
Siz erişkinsiniz.
Anneneizin kızı değilsiniz artık, eşinizin karısısınız. Onunla siz çözüm bulmalısınız

409

2010-01-26

Yorum Yazan

fatoş

ayşenur abla size soyleyecek kelime bulamıyorum inanın ne söylesem azdır anlatmak mümkun degil sizi yeni yeni tanıyorum sizinle ilgili bütün konuları okuyorum bu siteyi bir arkadaşım soyledi benim için cok iyi olacagını sıkıntılarımın gecegini soyledi inanın hala şaşırıyorum cok güzel şeyler yapıyorsunuz en önemlisi cok dua alıyorsunuz.benim içimde kalan tek bir kişi var oda sevdigim kişi.ben 2006 yılında yakın arkadaşımın abisi ile nışanlandım görücü usulu oldu birbirimizi tanıdıkça cok sevdik ilk zamanlar cok güzeldi anlaşıyorduk ve gercekten seviyordum.bir yıl nişanlı kaldık evlilik olmasını beklerken kayınvalidem sorun cıkardı ve biraraya almak istedi bizim anlaşmamız ayrı ev üzerine olmuştu nışanlım ve ben ayrı ev istedik ama olmadı nışanlım ilk sene okul oldugu için çalışmıyordu. bu yuzden nışanlım bizim için en iyisinin bir sene daha beklemek oldugunu iş bulacagını herşeyin daha güzel olması için beklemek istedi. ve bir sene daha bekledim artık herşey sorun oluyor nışanlım cok ilgisiz davranmaya yalan soyleyerek bahane uydurmaya başladı aramıyor sormuyordu sürekli beni suçluyordu konuşmak sorunları cözmek istiyordum ama o uzaklaşıyor hiç bir şekilde sıkıntı ve derdini paylaşmıyordu birbirimizi anlamıyorduk ben kendimi bir turlu anlatamıyordum. aklım almıyor ben eşim gibi gordugum onun için herşeye razıyken o uzaklaşıyordu ama sevdigini soyluyordu kendi hatalarını kabul etmiyor gurur yapıyor gereksiz konuları cok sorun yapıyordu ama gerçekten büyük olan sorunlarıda umursamıyordu ve bu beni cıldırtmaya başladı.inanın o kadar cok şey yaptımki onun için. en buyuk sorun artık butun ipleri kopardı cok ugraştım anlamak düzetmek için ama olmadı anlamadı beni. ve patlak veren sorun bir gun once telefonda konuşup sözleştik ertesi gun hazırlık yaptım yemek hazırladım sevdigi herşeyi yaptım bu ilk kez degildi daha onceleride yaptım sonra hazırlanıp bekledim. saat geciyor ama hala gelmiyordu arayamıyodum telefonu yoktu bozulmuştu. cok bekledim aynı şeyleri daha once bir kaç kez yaptı gelcem deyim gelmeyen haber bile vermeyen biriydi. cok bekledim ama saat gecmişti artık gece 11 de evlerini aradım evdeydi kardeşiyle konuştum ve cok kotu oldum yakındık aramızda bir kaç mahalle vardı 10 dk uzaklıktaydı. ve en kotusu haber bile vermedi artık cıldırmak üzereydim aynı hatayı kaç kez yaptı ve bunun yanlış oldugu soyledim anlattım. ertesi gun evlerine gittim kapıyı o actı içeri girdim oturdum ailesi komsudaydı 10 dk oturdum ve sustum oda niye susuyosun ne oldu diye sordu sanki ortada sorun yokmuş gibi soruyordu bende aynı şeyleri anlattım neden boyle yaptıgını sordum ve boşver falan dedi umursamaz bi şekilde televizyona bakıyordu özur bile dilemiyordu evden cıktım kardeşi beni bırakmasını saatin gec oldugunu soyledi beni eve bıraktı ve hiç konuşmadık o gun onu son görüşüm oldu aradan 2 hafta gecti aramasını bekledim ama aramadı artık olmuyordu ailem zaten bu işin yürümeyecegini cok onceden soyluyordu sevdigim için cok çabaladım ama artık tek taraflı olmuyordu ailemle konuştum ve bitmesini soyledi ve hiç istemedigim halde nışan attım.kendisiyle konuşup düzetmek istedim ama telefonu suratıma kapattı. artık yapacak bişey yoktu son olarak kendisine msj yazdım ve bittigini nışanı attıgımı soyledim ve bir msjla nışanlılık bitti 01.04.2008 nisan ayında bitti nisan bir şaka gibi hala unutmuyorum cok agladım gunlerce bekledim neden dedim 2 sene bekledim onu ama sonuç ne için kim içindi yıkıldım cok zor gunler gecirdim ve hep içimde bi nedenler vardı sorularıma cvp alamadım konuşamadım içimde kalan bi uhde oldu. aradan 6 ay gecti ve beni aradı agladı haklısın dedi sevdigini soyledi ama ben cok kızgındım bende cok agladım neden dedim neden şimdi aradın ama sustu haklısın dedi ne desen haklısın dedi yapamadım dedi verdigim sözleri tutamadım dedi ben ondan bişey istemedimki sadece sevgisini ilgisini beni anlamasını istedim ama anlamadı cok fazla konuşamadık aglıyorduk telefon kapandı. aradan zaman gecti gene aradı bir turlu anlatamıyordu derdini gurur yapıyordu soylemek istediklerini soyleyemiyordu istedigim sözleri duyamadım arkamda 2 sene bıraktım. onu unutamıyorum kimseye guvenemiyorum benim canımı cok yaktı artık kimseye karşı kalbim atmıyor sevemiyorum o kişi benim hep aklımda kaldı sevdim cok sevdim ondan geriye bir tek yüzük kaldı.

AYSENUR'DAN NOT:
Sevgili Fatoş,
Nişanlın aslında senin görmek istemediğin bir şeyi içgüdüleriyle yapmış ve ORTALIK DURULMADAN, O, SANA DOĞRU DÜRÜST VE HUZURLU YAŞAYACAĞINIZ BİR EV İMKANI OLMADAN evlilik adımını atmaya korkmuş..
Haklı!
Bazen erkekler guru yapabiliyor hayata karşı.
Eğer şu an evlenmiş (üstelik onun geliri de yok ve anne babaya muhtaçken) olsaydınız inan kayınvalide ile sorunların büyüyecek ve çok sevdiğin eşinle de aran bozulmuş olacaktı.

Bir eve "iki kadın" olmaz.
Sen ve eşinin annesi o evin 2 kadını olacaktınız.
Sabret ve bekle.
O kendine bir düzen kursun öyle hayatınızı kurun.
Bir yere kaçmıyor ya?

Günümüzde ne kadar evlenip eşinin ailesi ile oturan genç kadın varsa hepsi mutsuz.
Ne kocasını kayınvalideye şikayet edebiliyor ne annesini eşine..
Erkek olarak bunu sağlayamamayı kendine yedirememiştir.
sevgiler

384

2010-01-19

Yorum Yazan

gulsen

Merhaba Aysenur Hanim, Soylediklernizin hepsine katiliyorum özürlü aileye yardimci olmak konusunda mustakil eve tasinmak haric. Boyle bir teklifle gidemiyecegimizi dusunuyorum. Boyle bir imkani olsa kimseden boyle bir teklif gelmeden zaten onu secerdi diye dusunuyorum.
Biz Turk halki olarak biraz ozurlulerle aramiza set cekiyoruz .
Amerika da ise benim kizim normal bir okula gidiyor . Bu arada kizim cok ozurlu ve tekerlekli sandalye de. Herkesin gittigi okulda ozel bir sinifta cunku onun ozel terapileri var fakat 3. sinif yasinda oldugu icin hergun 3. sinif ogrencileri ile en az 30 dakika geciriyor bu vakit daha uzundu ben azalttirdim terapilerine daha cok vakit olsun diye.
Eger Turkiye de olsa bu uygulama acaba velilerin bir cogu ne dusunur ne yapardi merak ediyorum.
Ama burada icice yasamaya alistigi icin insanlar bunu garip karsilamiyor ve benim kizim 3. siniflarin yanina gittiginde cocuklarla onu kaynastirmak icin degisik yontemler deneniyor , mesela eve ogrencilerin yazdigi iltifat mektublariyla geliyor, onun guzelliklerini yaziyor minicik cocuklar ,bunun disinda kimse dislayamaz devletinde ozurlulere verdigi cok haklar var.
Telefondaki hanimin problemine gelince, anne ile tanisilip konusulabilir belki hatta buyuk bir ihtimalle ordan bir cozum bulunabilir. Zaten annenin de etrafa verdigi rahatsizliktan cok mutlu oldugunu dusunmuyorum ,cocuguyla yasadigi problem yeterince cok zor,hatta dayak bile yiyormus onlarla ugrasirken etrafdaki insanlarin ,komsularin onun hayatini daha da zorlastirmaktansa yardimci olmasi lazim. Alt kat komsusu ile su ana kadar tanismamis olmasinin sebebi nedir acaba bilemiyorum.

Biz Turk halki olarak bu konuda egitilmeliyiz kesinlikle cok eksigimiz var ve icice yasamaya alismaliyiz. Biz kendi hakkimiz gordugumuz seylerde onlarinda hakki var. Eger etraftan rahatsiz oluyorsak , rahatsiz olan kisi mustakil eve tasinsin bulabiliyorsa, butun problem hallolmus olur :)
Bir de soyle dusunmek lazim boyle bir kisi neden benim alt katima geldi acaba herseyin sebebi var demekki hergun sukretmesi gereken cok sey var o hanimin belkide onlarin farkinda degil ,basina boyle birsey gelmeden ve gelmedigi icin cok cok sukretmesi gerek belki de,

Tesekkurler ilginiz icin, olayi birde bu pencereden gostermek istedim. Bazen iki tarafi da dinleyince daha saglikli cozumler bulunuyor.
Programinizi izliyorum hergun , Dunku mesajima attiginiz cevabi da almadim Tv den dinledim.

AYSENUR'DAN NOT:
Omurilik Felçlileri Derneği ile uzun zamandır, derin ve gerçekten insanca duygulara dayanan irtibatım var (menfaatsiz ünlüler adım atmıyor biliyorsunuz malesef herşey para onlara)
Özürlü olmak ne demek bilerek yaşayan biri olarak anlıyorum sizi.
Siz de beni anlıyorsunuz..Bu sorunu devlet politikaları çözer. Biz değil. Tıkanıklık onların özlük haklarının olmamasıyla ilgili!

Devlet özürlü maaşı kaç tl bağlıyor biliyor musunuz? 60TL (25 dolar yani!!) Gelin de bununla özürlü yakınınıza alt bezi veya özel terapi alın da göreyim?
Şirketimizdeki şoförlerden birinin kızı 8 yaşında ve down sendromlu. Konuşmakyta epey güçlüğü var ve özürlü çocukllarla beraber okuduğu bir okulda. Diyor ki:
Benim kızım down, ama diğer downlar %70 ile o okula gelmişken benim kızım %20 ile down. Yani onlardan 3 kat daha hızlı öğreniyor ve beceriyor ileri. Ama gel gör ki hepsi aynı sınıfta klasik standart eğitimdeler.
Bu çocuğa daha iyi durumda olduğu raporu da vermiyormuş dr. Çünkü o zaman down'a girmez diyor...
Buyrun!
Vallahi Allah yardım etsin bu ğlkede insan olmak insan gibi yaşamak gerçekten zor bir de özürlüleri düşününce içim sızlıyor...
Sevgiler GULSEN KAYA NOT: direk dokicini@tukmax.com.tr adresine gonderdim geri geldi yine buraya gonderdim,

374

2010-01-16

Yorum Yazan

papatya

sizi cok beğenıyorum goruslerınıze değer verıyorum turkmaxtakı programınızın sıkı takıpcısıyım.. sorunlarımı sızınle paylasmak ıstıyorum benı sızın anlayacagını düsünüyorum önerılerınızı beklıyorum bu benım ıcın ılkez.. bırıne acılmak bu sekılde

AYSENUR'DAN NOT

Teşekkür ederim. Sağolunuz. Bana bir şey anlatmadığınız için görüş de bildiremiyorum... :))

372

2010-01-15

Yorum Yazan

esranur

merhaba ayşenur ablacım bende 24 yaşında bir anneyim 2 oğlum var abla evliyim ve çok mutluyum ben 16 yaşımda evlendim ablacım ve ilk eşimi bi uçak kazasında kaybettim 4 sene evlilik yapmadım ailem bana çok çektirdi ablacım ama pes etmedim hayattn allahın şanslı kuluymuşum ki 4 senein sonunda hayırlı bir eşe denk geldim eşim 34 yaşında gerçekten çok iyi biri oda boşanmış ve 1 oğlu var ama ben onun oğluna asla alışamadım açıkcası sevmedim ve bunuda evlenmeden en başta söyledim ama mücadele etmek için 6 ay baktım bu arada 9 yaşında oğlu ama olmadı ablacım o esnada hamilede kaldım 2. oğluma 6 ayda şeker hastası oldum ben en azından mücadelem yapdığımı sanıyorum ablacım eşim bunu göz önünde bulundurarak oğlunu kayınvalideme yolladı zaten doğduğundan berri kayınvalidem bakmış annesi, bakmamış bırakmış gitmiş ne şans ki evlendiğini duyunca anne olduğunu hatırladı heralde ama ne yaptım ettim göstermedim çocuğu hakkıda yoktu zaten bırakıcak gidicek sonra birden anne olduğu aklına gelicek eşimin ailesi geri gönderdi diye eşim çocuğunu baya bi görüşmedik hatta 2. bebğimin doğumuna bile gelmediler kayınvalidem geldi ortalığı birazda görümce karıştırdı ama her ne olursa olsun pes etmedim ben eşimi kazanmışım gerisi boşdu benim için kendi yuvamda huzurum olsun başka kimseleri istemem dedim ve yoluma devam ettim ve ben kazandım ablacım hepsi ayağıma geldi ve özür dilediler benden hayatta her şeyi af ederim ama evlatlarıma yapılanı asla afftemem affetmiycem de benim yetim bi evladım var sonuçta ama eşim hakkıyla babalık yapıyor şükürler olsun allahım herkesin yardımcısı olsun.. her ne olursa olsun asla pes etmeyin

AYSENUR'DAN NOT

Çok üzüldüm.
Benim yetim bir evladım var ona halel gelsin istemem demişsiniz ama anasız, sahiplenilmemiş zavallı bir çocuğu da hem anasız hem babasız büyümesine göz yummuşsunuz..
Bilirim herkesin kuzusu kendine tatlıdır ama o zavallı çocuğun babasının yanında kendini iyi hissederek büyümesine az cık da o "ana" yüreğinizden biraz şefkat çıkartabilseydiniz...
Annesini suçlayamam. Kimbilir ne haldedir ki evladına bakamamış. Baba bakabilir. Evlat sorumluluğunu ebeveynlerden biri üstlenmelidir.
Aile olmuşsunuz. Siz eş, o baba bir de çocuk var. O evde büyümesi onun gelecekte iyi bir insan olabilmesi için en uygun yerdi.

Yazık etmişsiniz...Bir küçücük 9 yaşındaki çocuğa koskoca ana kalbinizden 1 santim de mi yer çıkaramadınız...Ben ne diyeyim.İnşallah vebali size dönmez.
O çocuğun yerine koysanız ya kendinizi? Ana yok atmış gitmiş. Baba yanına alıyor ve yeni eşi onu evde istemiyor. Ve sizi babaannenin yanına yolluyorlar. Her akşam herkes aile olmanın huzurunda evindeyken o çocuk BABASI VE AİLESİ OLMASINA RAĞMEN başka evde sığıntı gibi yaşıyor...
Peki onun ne günahı var?
O çocuğun ne günahı var?

Annesine göstermeme hakkınız nasıl hasıl oluyor? Ben bundan inanın hiçbir insanlık dersi çıkaramadım. Eşinize Allah rahmet eylesin kazada kaybetmişsiniz ama inanın sadece kendi hayatınızn zorluklarını görerek ve bencilce hareket ediyorsunuz. Feleğin vurduğu zavallı bir çocuğun hayatının, siz de iyiye gitmesine izin vermemişsiniz. Bir sığıntı bile olamamış ya yanınızda....Dilerim o oğlan çocuğunun ahı vebali sizi bulmaz.
Hoş kalın.
Bu yazdıklarınızı keşke hiç okumamış, görmemiş, üzülmemiş ve ağlamamış olsaydım.

373

2010-01-15

Yorum Yazan

hande

sevgili ayşenur hnım ben 41 yaşımdayım 22 yıldır evliyim ve 2 çocuk annesi bir bayanım
6 ay önce 51 yaşındaki eşimin beni 22 yaşında bir bayanla aldattığını öğrendim öğrendiğim o günden bu yana aslında evliliğimiz bitti ama sadece birlikteliğimiz devam ediyor... çocuklarımız ayrılmamızı istemedi eşimde kesinlikle ayrılmak istemiyor ama ben bu yaşadıklarım altında çok eziliyorum çok mutsuz oluyorum

güvenemiyorum, belki eski günlerimize döneriz umuduyla çocuklarımın mutluluğu için yardım da aldım ama her güne başladığında eşimin yüzüne baktığımda gözümde o kadınla birlikte oluşu canlanıyor eşim diyorki sen hassassın başka bir kadın olsa çoktan unuturdu sadece sen bu olayı kabullenemiyorsun bunda ne varki her erkeğin başka kdınlarla ilişkisi olabiliyor daha sonra evlerine dönüyorlar diyor eşim

gerçekten bendemi bir hata var her kadın benim gibimi yaşıyor aldatılmayı yoksa gerçekten eşimin dediği gibi unutuyorlar mı ben bilmiyorum bu soruların yanıtını peki siz ne dersiniz sayın ayşenur hanım başarılarınızın devamını dilerim

AYSENUR'DAN NOT:

Bir kadının en doğal hakkı sevildiğini ve erkeğinin yanında dişisi olarak var olduğunu hissetmesidir.
Evlilik dediğimiz şey de cinsel beraberliğin ve aile olmanın YASAL hali değil miidir?
İçinde sevgi ve koruma olmalı, kurumun belli kuralları var ve bunlardan biri de sadakattir.
Eşinizin size "ne var bunda her erkeğin aşna fişnesi vardır, döner karısına gelir" demesi kendi bencilliğinden öte bir şey değildir ve evliliğin özüne de uygun değildir insan olarak sizin hakettiğiniz RUH HALİ DE bu değildir.

Kendisi, siz "ben de gezeyim, sonra sana dönerim" derseniz nasıl tepki verirdi acaba?
Gelin mantıklı düşünelim.Hisleri bir kenara koyalım. 51 Yaşındaki bir adamda 22 yaşındaki bir kız ne bulur sizce?
1) Sahiplenilmek: Eh kendi yaşıtı bir çocuktan daha sahiplenir işi gücü olan büyük bir adam. Evden alır eve bırakır, arabası vardır, istediği restorana,gezme yerine tatile para hesabı yapmadan çıkartır... Ona korunduğu hissini KENDİ YAŞITLARINDAN DAHA ÇOK verir.
2) parasal kaygısı olmayan bir beraberlik: Ne isterse alabilir.
3) Adamdan daha genç olduğu için naz çektirendir. Naz çeken değil...
4) Yaşıtlarının olduğu gibi "gelecek kaygısını" yaşamaz: Gençliğini ona hibe etmenin ve o yaşta bir adama katlanır olmanın bedeli olarak çalışmaz, kendine baktırır. Ev araba eşya aldırtır. Çünkü kendi dürüstçe çalışsa bunları en az 15 yılda edinecektir. Oysa bir yaşlı adama gençliğini kullanarak bunları 1 yılda bile yaptırtabilir...

Şimdi gelelim adam tarafından bakmaya:
1) Genç taze bir beden, ona eşlik eder. Kendini erkek hissetmek için kendi egosuna "aaa bak genç kızlar da beni beğeniyor" yalanını söyler ama parasını yediğini görmez bile. Beni seviyor der..Kendini kandırmak için türlü sebep icad edebilir...Buna ihtiyacı olan andropoz dönemindedir.
2) Genç iken, aile yükü sırtındayken aşkı sevgiyi yaşadığını anlamaya vakti olmamıştır, şimdi parası vardır, aile düzeni, işleri rayına oturmuştur aşk yaşamak için her şartı hazırdır.
3) Kullanıldığını asla kabul etmez yeni ten ve heyacan ona yeteri kadar istediğini vermektedir. Gerisi önemli değildir. Nasılsa karısı ağlar, küser ama gitmez bir yere oradadır. Çamaşırları temizlenir, ütülenir, çocuklara o gözkulak olur, ev düzenini KÜS OLSA BİLE sürükler ,ihmal etmez. O halde neden bu aşkı yaşamaktan geri kalsın ki? Nasılsa herkes onun getirdiği paraya muhtaç değil midir? Nasılsa o kazanıyordur, o halde herşeyi yapmaya da hakkı vardır, kimse gik diyemez. Kurulu düzeni bozamaz.(!)

Tabii ki ayrılmak istemez!!
Siz onun yerinde olsanız ayrılır mıydınız? Herşey kurulu düzen devam eder siz küser ağalar üzülürsünüz ama kocanızı beklersiniz..Gitmeyeceğinizi orada öylece ana sermaye olarak duracağınızı biliyor...Çocuklar da anneee ayrılmaaa demişler ee??

Hayır her kadın sizin gibi yaşıyor.
Hiç bir kadın "e gitsin ben beklerim üzülmem de kahrolmam da demiyor.
Sizin eşiniz çok yüzsüz..Gidip başka erkeklerin aldatılmış eşlerine sorsun bakalım hallerinden çook memnun ve umursamıyorlar mı ???
Komik!
O , size olayın vahametini azımsatmak için böyle diyor.

Önünüzde 2 seçenek var:

1) Andropoza giren eşinizin, aptal gibi kendini kandırarak bir genç kızla gezme, eğlenme işinin bitmesini, ve kızın ona bir tekme atmasını beklemek.
(22 yaşındaki bir genç kızın cinsel yaşamıyla, eşek kadar bir adamınki uymaz! Ne diskosu, ne sohbeti, ne tatil anlayışları, ne beraber yapmaktan hoşlanacağı şeyler...Uymaz. Kız bir gün yaşıtlarından birine gidecektir. %100 )

2) Bu uygunsuz durumu, kendi aileniz, onun ailesi ve çocuklarınızla konuşup kadınlık gururunuzun O DÖNSE BİLE ONARILMAYACAK kadar ezildiğini anlatıp bir karar almanıza yardımcı olmalarını istemek.

Çocuklar büyüktür. Baba ayrılsanız bile onlara yardım edecek mi? Ayrı evde oturmak ve hayata tekrar başlamak sizi ne kadar yoracak? Bu sorulara da cevap bulup tartın ve öyle karar verin.Ancak asla unutmayın ki eşiniz "siz ona yetmediğiniz için DEĞİL, kendi bir dönem eşiğinde olduğu için başka bir kadına gitmiştir" Ne olur psikolog danışmanınızın size söylediklerine de kulak verin ve yardım almaya devam edin. Bu dönemi aşmanıza o yardımcı olacak, size KARAR ALMAYI ÖĞRETMEK İÇİN KENDİNİZİ TANIMANIZA YARDIMCI OLACAKTIR...

ELMA VE ŞARAP

Kadınlar ağaçtaki elma gibidir.
En iyileri en üst dallarda bulunur.
Erkeklerin coğu düşüp incinmekten korktukları için üst dallara uzanmak istemezler.
Onun yerine yere düşmüş çürükleri toplarlar çünkü onları elde etmek daha kolaydır.
Yukarıdaki elmalar ise kendilerinde ararlar suçu ve sorarlar kendilerine 'Nerede hata yapıyorum' diye.

Aslında gerçekten hatasız ve muhteşemdirler.
Sadece doğru erkeğin ortaya çıkıp cesaretini ve yüreğini toparlayıp o üst dallara ulaşmasıdır bütün olay.
Lütfen bu gerceği iyi elma olan bütün kadınlarla paylaşın. (Dalından toplanmış olsalar bile)

Erkekler ise ..
iyi birer şarap gibidir.
Koruk olarak başlarlar, mayhoş ve tatsız...
Kadınlar tarafından canları çıkana kadar çiğnendikten sonra ancak bir yemeğin yanında gidecek kadar tatlanırlar...

Ayşenur

368

2010-01-13

Yorum Yazan

nurgül

merhaba ayşenur hanım proğramınızı aradım ama ulaşamadım sizin fikirlerinize çok ihtiyacım var.Ben 15 yaşında evlendim 16 yaşında anne oldum oğlum 4 aylık bebekti eşimden ayrıldım aileler anlaşamıyordu oda bize yansıdı ayrıldık oğlumun babası biz ayrıldıktan sonra onu hiç aramadı şuan 18 yaşına geldi bundan 1 ay önce dedesi ve amcası yanına geliyorla ben birşey söylemedim kısa görüşme diye 2 gün öncede halaları geliyor ve onu babaannesinin yanına çağırıyorlar ve oğlum bana sadece oraya gideceğini söyledi benden izin almadı buna çok üzüldüm ellerimin arasından kayıp gittiğini düşündüm ama asıl sorun bu değil onlara 18 yılın sonunda hiçbirşey sormaması çok zoruma gidiyor o ilk yürüdüğünde okula başladığında yanında yoklardı ben ve benim ailem vardı.Bu arada oğlum 15 yaşındayken ben evlendim şuan istanbuldayım oğlum anneannesinin yanında kalıyor anadolu lisesini kazandı o yıl buraya okul puanı tutmadı ondan yanıma alamadım 17 ocakta maraşa gidiyorum telefonda hiçbirşey söylemedim oğluma sizce oraya gittiğimde nasıl davranmalıyım veya ne demeliyim onlarla görüşmesine karşı değilim sadece hiçbirşey olmamış gibi davranılmasına kızıyorum oğlunu hiç aramadığı gibi nafakasını bile vermiyor bu baba nasıl kızmam ben bin tane dil döküyorum ikinci eşime her ay onun harçlığını gönderirken anlaycağınız kafam çok karışık size çok ihtiyacım var karşılıklı konuşabilseydik keşke lütfen hemen cevap yazın bekliyorum

AYSENUR'DAN NOT:

Siz de ülkemdeki binlerce anne baba rolünü üstlenmiş kadından birisiniz.Ne hissettiğinizi o kadar iyi anlıyorum ki...
Oğlunuz büyümüş, artık orada yaşamak istiyorum kararını kendi verebilecek yaşta. Ama asla şunu unutmayın ki bir evlat böyle bir seçim yaparken en rahat (kimse karışmadan yaşayabileceği) teri seçer genç içgüdüsü olarak. Doğal olarak da baba yanında nazı daha geçer, daha az karışılır diye düşünmüş olabilir. Bırakın kendi kararlaronın ardında kendi olsun.

Yıllar sonra derdi tasası, eğitimi, hastalığı, bakımı filan geçtikten sonra (!) bir "oğul" sahibi olmakla o da gururlansın. Size anne olarak düşen en doğru şey oğlunuza "sen nasıl istersen kararlarını öyle al yavrum ben her zaman seninleyim arkandayım, bir gün fikir değiştirirsen de hep burada olacağım" demektir.
Erişkin olmuş bir oğul ile onu hayatında ilk kez yaşamak için yanına alan baba zaman içinde birbirlerinin huylarını tanıyıncaya kadar bir süre geçecektir. Ve eğer uyuşurlarsa orada kalır belki kendine bir gelecek hazırlamasına bari eski eşiniz yardımcı olur... Olmaz sa da sakın üzülmeyin. O oraya gitse de sizin evladınız sizinle kalsa da.. Sevgilerle

347

2010-01-09

Yorum Yazan

meldave

iyi günler abla ben iki aylıklık ken babam ölmüş ve ben 40 günlükken annem 16 yaşindaymış... annemmin babasi bizi kabul etmemiş annemden bizi ayırmiş beni babaneme vermiş
ben 12 yaşima kadar babaannemle büyüdüm ondan sonra yengem beni istemedi.. annemin yanına geldim aradigim sevgiyi bulamadim ama burda da hergün dayak birbrizimi anlamadık hiç zaman
ben 18 yaşindayım ve evliyim kaçtım ama bana ne gelinlik geydirdiler ne düğün yaptılar beni kimse anlamiyooooo

AYSENUR'DAN NOT
Ah benim güzel kızım ah canım benim ne diyeceğimi bilemedim inan.
Annen tekrar mı evlendi? TEK BAŞINA MI YAŞIYOR DA SENİ İSTEMEDİ ANLAMADIM AMA senin madem bir yuvan var medem evlisin eşinle uyumlu olup hayatı onunla kotarmaya çalışmaktan başka şu an çare yok gibi görünüyor.
Onunla kaçıp evlenmeni de anlıyorum. Seni birilerinin sahiplenmesini istedin ve bu da ancak bir erkeğin himayesi altına gitmenin yolu = evlilik olarak gördüm.
Seni kınamıyorum asla sana "neden bunu yaptın" da diyemem. Çünkü o konumda ne yapabileceğini sana söyleyen de olmamış. Keşke Çocuk esirgeme kurumuna verselerdi de bari devlet seni okuymuş olsaydı elinde bir bileziğin olurdu.
Gelinlik senin de hakkın tabii ki ama demek imkanları yokmuş. İleride inşallah giyersin.Eşine tatlı dille söyle giyersen çok sevineceğini söyle.
Şimdi eşinle anlaşmanın yollarını bulmaya çalış. Ona eve geldiğinde huzurlu olması için gülümse, dert anlatmakla karşılama eşini. Ortak yapmaktan sevineceğiniz şeyler yap,hayatı onunla paylaşabildiğini göster ki o da zaman içinde sana sevgisini çoğaltsın...Allah yardımcın olsun.

321

2009-12-28

Yorum Yazan

Ayşenur Yazıcı

"Çinli çocuk böcek" başlığı bu yazıya google'da arayanları çekecektir...İnşallah.Dilerim.

Bir izleyicimin yazdığı bu satırları (ismini belirtmeden paylaşmak İSTEDİM...
ne kadar farkında olmadığımız ve yayındayken incitmemeye çalışarak konuşmaya çalıştığım S.K.'nın düştüğü durumdan hepimizin nasıl sorumlu olabileceğimizi gülümserken hüzün içinde göstermek için...

Tabii ki bunu yazan kişi ile hemfikirim...Ama benim yapabileceğm bir şey yok. Bana bağlandıktan sonra izleyenlerin birbirine aktarmasıyla çığ gibi büyüyen bir çİN ÇOCUK YAŞIYICI ANNE" KOMEDİSİ İNTERNETTE COŞTU VE İŞTE BUYRUN GELDİĞİMİZ AŞAMA...

Oturup o çok saf insanın düştüğü durumu şapkanızı önünüze alarak bir kez daha düşünür müsünüz?

SEVGİLER AYSENUR.

İşte mail:

O kadar üzüldüm ki! Kaç kişiyi öldürdük bugüne kadar dersiniz? Evet siz ve ben ve hepimiz, hepimiz katiliz! Bu gece programı izlerken bunu o kadar acı şekilde hissettim ki, çok üzüldüm. Canlı yayına bağlanıp bunu söylemek isteği sosyal bir sorumlulukmuşçasına zorundalık hissettirdi ama doğru ifade edememekten korktum, yapmadım ama sizinle paylaşmadan da edemedim. Tv'de birşey izliyoruz, bir kadın, o kadar saf ki kahkahalar atıyoruz sevimli şapşallığına, ertesi gün arkadaşlarımıza anlatıyoruz, onlar da merak edip internetten bulup izliyorlar, beğenip tagliyolar ve en fazla iki gün içerisinde, koca bir ülke, öylesine bir kadın, kocası ve onların özel hayatları hakkında bir sürü şeyi konuşuyor oluyor. Üstelik artık olay rtük, vb. bir kontrol sisteminin alanında da değil, internetin özgür dünyasında sınırsıza tartışılıyor. Siz ünlü olduğunuz için hakkınızda konuşulması o kadar korkutucu değildir belki ama alelade bir insan olarak böyle bir olayın öznesi olma hali bir an bana çok ürkütücü geldi. Düşündüm de şu kadın, selda hanım, kocası manyak olsa mesela (ki tuhaf bir adam olduğu belli) yarın Türkiye'nin diline düştüğünü farkedip bir anda deliriverse ve karısını döve döve öldürse, katiliz işte; evet siz ve ben ve hepimiz. Tv bize gerçek hayatları film izler gibi izlemek alışkanlığını getirdiği günden beri kaç kişiyi öldürdük kim bilir. Uzun zamandır Tv'de izlediğim hiçbir şey bana bu kadar gerçek gelmemişti belki o yüzden birden gerçek birine sanalmış gibi davranmanın tuhaflığını farkedip ürperdim. Sadece paylaşmak istedim. Sevgiler.

293

2009-12-14

Yorum Yazan

gönül

sevgili ayşenur hanım.hemen hemen bütün kitaplarınızı okudum.hayata dair byle güzel tespitleri olan ve insanların hayata tutunmalarını saglayan ünlü ünsüz zengin fakir her türlü insana müthiş saygı duyuyorum.
bu yüzden sizi çok sevmemin sebebi ne çok güzel ne medyatik biri olmanız...
siz ve sizin gibi insanlar diğer zor durumda olan insanların ruhsal oksijenini karşılıyor diye düşünmekteyim.sizi degerli kılan doganızdan gelen diger özellikleriniz dışında benim nazarımda yakınlık hissetmeme sebep olan şey mevlana ve mesnevi tutkunuz.
ben de her türlü sıkıntılara ragmen ,sizin gibi geniş kitlelere olmasa da etrafımda herkese yaşamanın her koşulda çok kıymetli oldugunu ifade etmeye anlatmaya çalışmaktayım.zaten etrafa bunu aşılamaya çalıştıkça zamanala insanın kendi inancı da daha kuvvetleniyor bu konuda.geri dönüşümlerini gördükçe..

ben 35 yaşındayım.kolay bir yaşamım olmadı bugüne kadar ama herşeye ragmen hayata tutunmaktan etrafımı sorunları yansıtmak yerine herşeyin bir şekilde çözülebilir oldugunu ifade etmeye çalıştım.ben insanların yaşamını tercihlerin belirlediğine inanıyorum.
gecen 3 arkadaş bir yerde kahve içiyoruz.bir arkadaşımın patronuyla sıkıntıları var.sıkıntı duyulacak biri gercekten.arkadaşım çok dolmuş.hep neden iyi insanlar sıkıntı çekiyor?
bu insan bu kadar kötü olmasına ragmen maddi olarak iyi koşullarda hiç bir sıkıntısı olmuyor bu kadar kötü olmasına ragmen diye anlatıyor.
ben de ona dedim ki.onun gibi biri olmak ister miydin ve yaradana olan inancın var mı? hayır asla ve tabi ki var diye cevap verdi.
işte olay bu kadar dedim.o insan o koşullarda sınavını vermekte sen de kendi koşullarda sınavını veriyorsun.hayatın özü bu.insan hayat koşullarının karşılaştırmasını yaparak hayata bakarsa mutsuz olması kaçınılmaz.

aslolan kendi sınavını en iyi şekilde vermeye çalışmak.
ben de sizin gibi hayatın tıpkı yabancı dil kurslarında ki gibi level lardan oluştuguna inanıyorum.kimisi 2. kurda kimisi 6. kura gelmiş.başımıza gelen büyük sıkıntılar level atlamak için yapılan bitirme sınavları.eger ki o levelın sınavını veremessen o sorunla kaç yaşında olursan ol, kendinde degiştirmen düzeltmen gereken ögrenmen gereken dersi alıncaya kadar o sorunu farklı şekillerde yaşamaya devam ediyor insan.ve aynı level da kalmaya.bu level farklarından dolayı dır ki işte kimimize zor gelen şeyler kimimize çok kolay geliyor.
ama hayat bitmeyen bir sınav bu levellar ömür boyu bitmiyor.bir sınav bitiyor bir digeri geliyor.ama levellar ilerlemeye başladıkça tıpkı o dili daha iyi kullanmaya başlamak gibi hayatında daha tadına vararak yaşamaya başlıyor insan.gecenlerde ben de bir insanım ve benim de havlu attıgım dönemler oluyor illaki... böyle bir dönemde buluştugum bir arkadaşımla konuşuyoruz.bana söylediği şeyler tekrar beni kendime getirdi.bana dedi ki.seni de mi kendimize benzettik.çok üzüldüm inan .çünkü senle her konuştugumda hayatın yaşanılabilir ve güzel olduguna dair inancım perçinleşiyordu. diye bir şeyler söyleyince anladım ki.hayatın yaşanılabilir olduguna ve güçlü olmaya dair şeyler söylemeye başladıgınız da dogal bir sorumluluk yükleniyor üzerinize ve bu söylediklerinize ihanet etmeyecek şekilde yaşamanız gerekiyor.çünkü bu söylediklerinize inanan insanların sorumluluklarını üzerinize yüklenmiş oluyor.

biraz lafı uzattım sanırım.benim size danışmam gereken bir şey var.eger önemser de cevap dönerseniz çok mutlu olacağım.ayşenur hanım benim kardeşim bir ögretmen egridir de şu anda.iki okulda birden derslere giriyor.o çok pozitif yaşamaya falan inanmaz. mucizelere fazla inanmaz.daha realisttir.ama çok iyi kalpli insan sevgisi olan biridir.gecenlerde telefonla konuşurken sürekli okulda ki ögrencilerden konuşuyoruz.okul maddi durumu çok iyi olan bir okul degil.o okulda bir veleybol takımı oluşturdu o ögrencilerden onların hayata daha çok tutunmaları için elinden geleni yapıyor.gecen konuşurken sizden bahsediyorum sürekli.dedi ki onun gibi biri okulumuza gelebilse velilerle ögrencilere hayata dair olumlu şeyler anlatan biri olsa birde medyatik birisinin anlattıkları daha etkili olurdu ne güzel olurdu diye söyledi ben de yazalım ayşenur hanıma dedim.sacmalama o hiç kalkıpta buralara gelir mi bi dünya para ister gelse bile dedi.sacmalama o öyle biri degil nette ki yazışmaları okuyorum dedim.kesinlikle gelmez dedi.konuşma öylece kaldı ben de bunun üzerine size yazmaya karar verdim olurda sizden olumlu bir cevap gelirse.ona bir süpriz yapmak istiyorum.dogum günü de yaklaşıyor.müthiş bir hediye olur bu haber diye düşünüyorum.sabırsızlıkla cevabınızı bekliyorum.saygılarımla.gönül...

AYSENUR'DAN NOT:
Önce sorunuza cevap vereyim: Ben Türkiye'nin nerdeyse tüm üniversitelerinde (son 19 yıldır) paneller yaptım. Öğrencilerin hayalkırıklıkları dilekleri ve hayata bakışlarıyla ilgili farklı yolları işaret etmek için yıllardr konşmalar yaptım...Hiçbirinden de para almadım. :)
Kızkardeşinize diyebilirsiniz ki " Önyargı" dünyanın en kötü şeyidir. Eğer bir konuya bakarken "asla" derseniz yaptığınız yargıyla olacak ve mümkün olan herşeyi "asla" durumuna siz koyarsınız. İnancı olanların "asla"ları yoktur.

Sanırım kardeşinizin bir üst level'a geçmesine yardımcı olmak için sizin de onun hayatındaki varlığınız çok önemli :)
Yayınevim Nemesis birçok ilkokul ve lisede kitaplarımı imzalamak ve çocuklarla hayat konusunda konuşmak için bana okullarda günler yapıyor.
ozgurguvenc@mynet.com
İster onunla konuşun ister asistanım Alp Tuncer ile (iletişim yerinde numarası var) Biliyorsunuz öğleden sonralarım dolu.Yayındayım ve evden 13:00'te çıkmak durumundayım. Ama sabahlardan birinde okulunuza tabii ki gelebilirim.
Eğer Istanbul içi ise.
Sevgilerle

273

2009-12-03

Yorum Yazan

Salih

Sevgili Ayşenur Hn, merhaba..Birkaç zamandır ofisimde masa başında çalışırken Turkmax'taki programıza kulakmisafiri oluyorum..Tek kelimeyle müthiş, öylesine pozitif, o kadar candansınız ki..Sizi tabiki öncedende biliyor ve bu pozitif yönünüzü hissediyordum sanki..Bu program hislerimin gerçek olduğunu ispatladı bana:) Bugün isminizi googleladım ve web sayfanıza ulaştım..Sonuç; 35 senelik yaşamımda ilk defa tanımadığım birine bir şeyler yazıyorum..İnanın programınızın hedef kitlesinin çok uzağında biri olarak, (en azından erkek izleyici olarak hedef kitleniz olmadığımı sanıyorum) sizi izlemek, yorumlarınızı, sohbetinizi dinlemek için sabırsızlanıyorum..Sanırım enerji sizinle beni bu şekilde karşılaştırmayı uygun gördü..Umarım size gelen onlarca mail arasında karalamaya çalıştığım bu satırlarla dikkatinizi, ilginizi çekebilirim..Derin sevgiler..

251

2009-11-16

Yorum Yazan

Bengü semer

Sevgideğer Ayşenur Yazıcı merhaba,
sizi seven bir dost,geçmiş yıllarda sitenizi ziyaretimde tanışmıştık,yazıştığımız bir iletinzde uzunca bahsettiğiniz iş konusu beni bir hayli düşündürmüştü,siz gibi değerli insanların böyle mücadele vermesi,memleketin ters orantılı işlerinden,başka ne olabilir?
Eh biz gerçeği iyiki de bilenlerden olmuşuz, o bizi güçlü kılıyor, şükredelim, ediyoruz da değil mi:)))).
Sizi T.V proğramında gördüğümde öyle sevindim ki anlatamam,çok da başarlısınız... Yaşamın zor kazanılmış bilgeliğinden geçtiğini fark eden, bilincinizle proğrama, geçen yılın yapımına kıyasla SEVGİ katmanız, empatiyle, kişilere yaklaşmanız ne güzel.
Kutluyorum, uzun NEFESLİ gönlünüzce nice proğramlara imza atmanızı diliyor,İNSAN YÜREĞİNİZDEN ÖPÜYORUM.SEVGİLER...

240

2009-11-08

Yorum Yazan

leyla

merhaba ayşenur hanım iyi ki varsınız size çok teşekür ederim. kitabi bana hemen gönderdığınız. için tekrar teşekkür.ederim sizi çok sevıyorum.selamlar sevgiler.leyla

234

2009-11-05

Yorum Yazan

ceylan

herkonuda sizi tebrik ediyorum ayşenur hanım iyiki warsınız hep war olmanız dileğiyle

AYSENURDAN NOT

İyiki siz de varsınız. Bu ülkede benimle aynı suyu ve toprağı paylaşıyoruz

230

2009-10-30

Yorum Yazan

iclal

iyiki varsınız...msj karsılık yazmanızda bıle msj okuduktan sonra bır ışık gördum ama karanlık olan bu iç dünyama sızan küçük bir ışık...teşekkür allah sizden ve sizi gibi bırılerıne nasıl yardımım dokunur acaba diye cırpınanlardan razı olsun işniz gücünüz hep rast gitsn ...bılgısyara başın geçmek geldıgı zaman aklıma ilk sizie ulaşmak geliyor aklıma yazdıklarıma verecegınız cvb heyecanla beklıyorm..sizi cok sevıyorm ve ilk kez bir bayana onu cok sevdıgımı yazarakta olsa söylüyorm suan bıraz utandımda ama olsun.:) AYSENUR'DAN NOT
İclal Hanım,
Ben de sizi seviyorum. Allah gönlünüze göre versin herşeyi ve hayırlısı ne ise onu versin..İnanın bazen Tanrı bizim istediğimizi değil bizim İHTİYACIMIZ OLANI yollar bize..Acı çekmemiz, sevmemiz,kucaklanmamız itelenmemiz için..Çünkü başka türlü nasıl pişerdik bir düşünün...
Birbirimize "seni seviyorum" demek kadar güzel bir gülümseme yok. Kadın erkek fark etmez hepimiz onun ışığıyla buradayız...İyiki varsınız.

227

2009-10-28

Yorum Yazan

iclal

mrb aysenur hanım yorumunuz içn tşk edrm. ancak nasıl yapamam gerektigim hakkında inanın bir fikrim yok siz benım milyon kez geilşmiş bir halımsınız size baktıkça içten içe kendınde olan bazı yönlerımı görmey başladım bunda yıllar önce kitapcıdan kitap alırken sizin makyaj yapmayla ilgili bir kitabınıza gözüm iişti be almak geregı duymuştum...şimdide sizin düşünce dünyanızdakı bılgılerınıze ihtıyacım var kendımı yapılandırmak ve hayata dair donanımlı kılmak istıyorm sizden ricam bana yol gösterın bana yardım edn .bu tıkanmışlık bitsn kitaplarınızlamı yoksa yazılarınızla ne ise bilemıyorm su an artık degışım zamanı olmalı benım içn..saygılar..

AYSENUR'DAN NOT:

İclal hanım, siz karar verdiğiniz an değişim başlar...Dilek dediğimz şey Tanrı'ya yaptığımız bir duadır. Hayırlısı ne ise onu getirir önünüze çıkarır ve size kalan azimle o firsatı değerlendirmektir inanın...
Hiç birimiz için hayat kolay değil. Güzel olan yanı da bu değil mi?
Bizi incitenler,kırıp dokenler, kucak açanlar, sevenler, acı çektirenler HEP biz O İSTENEN DOĞRU İNSAN OLMAYI öğrenelim diyedir..
Başka türlü nasıl öğreneceğiz? Nasıl başetmeyi bileceğiz nasıl ruh kası yapacağız?

Sizi kıran insanı karşınıza alıp konuşun.
Mümkün olduğunca suçlamadan, senin yüzünden demeden anlatın . " Ben bu hareketin yüzünden çok kırılıyorum" deyin. "Şu konu beni üzüyor" deyin.. Lütfen buna bir çözüm bulalım ve artık daha huzurlu ve insanca yaşamak istediğinizi söyleyin.

Ben böyleyim kabul edersen gibi bir cümle gelirse...(ki tahminimce bu tip bir insan bu cevabı verecektir ve kendinden bir aşama beklememenizi söyleyecektir) Ben sınırlarımı çizmeye karar verdim ve hiçkimsenin beni gereksiz üzmesine izin vermeyeceğim deyin.

Kendi yolunuzu çizin.
Bir iş, bir ev, bir başka hayat için dileyin çabalayın ve inanın. Gelir!!

İnanmak önce kendinize inanmakla başlıyor inanın İclal Hanım.
Değerli olduğunuzu hissedin inanın ve hak ettiğinizi bilin. İyilik lutuf değildir! Size bir demet çiçeği bir getirmeyen üstelik aşağılayan birine önce anlaşmayı teklif edin kabul etmiyorsa onu bu haliyle kabul edecek birilerine bırakın....

Sevgilerle

225

2009-10-21

Yorum Yazan

iclal

peki size sormak istiyorm ayrıca unutmadan cvb yazma nezakaetınde bululundugunuz içinde çok tşk edrm ..suan cok yogun ve karışık duygular içndeyım ne yapacagımı bılmememekteyım gitmemı cözüm kalmakmı secemıyorm sadece sunu paylaşmak istıyorm ve ve benı aydınlatın lütfen eşiniz eve gelıyor ve sarılmak karşılama istıyorsunu sizi elını tersıyle itiyor bır kere degıl ıkı kere degıl...ve sırnasık kedıler gıbı aman mutsuzluk havası esmesın dıye hıç bir sey yokmuş oyunununu oynamaya başlıyor ve onunla konuşmaya calısıyorm ve konu aclıyor dıyormkı bu arada bana bır akşam bır cıcek alıpda gelsen ne olur... dedıgı sadace bu çiçek layık olanlara verılır... yorum beklıyorm lütfen .....tşk edrm zarifliginizden dolayı.

AYSENUR'DAN NOT:
Ben olsam şöyle düşünürüm:Bu adam benim sevgimi haketmiyor. Ben de ona hakettiği şekilde davranmaya çalışırdım. Üzeirne düşmezdim, çiçek getir demezdim, o yorgundur aman üzülmesin diye düşünmezdim. Bunu kötülük etme anlamında söylemiyorum...Umursamamak adına söylüyorum.
Bu tiplerin efo beslenme sorunları var. Onu beslemeye devam ettiğiniz sürece o da kral sanmaya devam edecek ve bu çemberi bir yerden kırmak zorundasınız.
Sizi iteleyip kakalayan bir karakter oluşturmamak için SINIRLARINIZI SİZ ÇİZECEKSİNİZ. Sizin de bir insan olduğunuzu sevginin karşılıklı olduğunu, sürekli tek tarafın beslenmesiyle ancak bir bencil bir köle oluşturulabileceğini söyleyeceksiniz..Ama ciddi ve zedelendiğinizi anlatarak.. Eğer umursamıyorsa siz de umursamayın...

221

2009-10-17

Yorum Yazan

iclal

cok güzel bir program yapmaktasınız sizi tebrik edrm başarılarınızın devamını diliyorm.....

222

2009-10-17

Yorum Yazan

iclal

sadece kendimi bulmak istiyorm bazen sıcak bakış bazen sadace bir tebessüm..başka ne istiyebılırım kı diye düşününce gözümden hersey bır anda fılm şeridi gibi geçiyor bana kalan sadace yalnızlık.. acı ama sadace bu kalıyor ellermide..

AYSENUR'DAN NOT:

İclal Hanım, hepimizde hüzünler var. Biriktirdiklerimiz ne yazı ki sadece acı olanlar olarak aklımıza gelir.Oysa hayat kimseye ebedi olarak ACI vermez. Bir sevinç bir acı,
bir neşe bir acı,
bir kahkaha bir gözyaşı,
bir öfke bir şenlik,
bir sevgi, bir acı,
Bir başlangıç, bir bitiş,
bir aşk, bir ayrılık,
bir hüsran, bir gülüş....
Bu böyle gider.

Bazılarımız İLK SATIRDAKİ acıyı aklında tutar, yaşadığı diğerini NEŞEyi unutur. Herkes farklı süzer hayatı...Kiminde "acı" kalır, kiminde "huzur"...
Neyi süzdüğünüze bağlı bir şey bu inanın...

Yalnızız evet hepimiz yalnızız. Sadece arada bize eşlik edenler olur hayat yolunda ama kendimizle başbaşayız her hesapta ve her başarıda..

Allah kimseye edebi olarak acı vermez. Sınanırız... Tevekkülü ve umudu diri olanlar her daim şenlikleri çoğunlukta çeker hayatına...
O güzel Rabbimden size bunun ne kadar mümkün olduğunu anlamanıza vesile olaylar dilerim...

Yorum Yaz

  isminiz
  eposta adresiniz
  yorumunuz
 



Ayşenur Yazıcı
Ziyaret İstatistik

Toplam

Bugün

IP: 38.107.191.101

725449

1320

© 2009. AYŞENUR YAZICI'nın Resmi Web Sitesidir. Bu sitede yayımlanan yazı ve şiirler Ayşenur Yazıc'nın yazılı izni alınmadan kısmen ya da tamamen alıntı yapılamaz, çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm Haberler için
Tıklayın

2010 CANLI YAYINIM YOKTUR..İzlediğiniz her şey TEKRAR programlardır 
Detay..

Twitter'deki KUANTUM DENEYİMİMİZ sonuçlandı... 
Detay..

VİCDANINIZDA bir kız çocuğuna yer var mı?? 
Detay..

Gözü görmeyenlere İYİYLİK YAPABİLİR MİSİNİZ? Onlara GÖZ olun! 
Detay..

Karanlıkta yemek / Gözlerimi kapı önünde bıraktığım gün! 
Detay..

Doğa İçin Çal VİDEOSU ..Fırat Çavaş 
Detay..

Giymediğiniz kıyafetleri ne yapabilirsiniz? 
Detay..

OT YE...tıp tarihi... 
Detay..

Hz.Muhammed diyor ki, 
Detay..

Masal filmi Water Color Dünyada bir ilk... 
Detay..

Hanımlara EN PRATİK CİLT BAKIM rehberi... 
Detay..

Gelin aşure yapalım... Bereket hepinizin olsun 
Detay..

Medya Kralı S.K. Bağlantısı... 
Detay..

Sonbahar filmi Özcan Alper, Onur Saylak 
Detay..

b612 HER YAŞTA TEKRAR OKUNASI KİTAPTAN 
Detay..

Çinli çocuk Ayşenur Yazıcı kandırılmak ve Gizem 
Detay..

İstanbul KÜLTÜR BAŞKENTİ 2010 kutlamaları ve ölümler 
Detay..

*** *Descartes ne demiş? 
Detay..

Ayşenur'dan sağlıklı hayatı kolaylaştıran 2 keşif daha :) 
Detay..

Bu söyeşiyi kaçırdınız mı? İŞTE VİDEOSU. www.sacitaslan.com 'dan 
Detay..

**** Kazanmak için 
Detay..

Dileyin Gerçek Olsun!  
Detay..

**** Kardeşim, ancak fikirdir varlıgın. Gerisi et ve kemiktir,bir yığın. Hz.Mevlâna 
Detay..

Bio-Kuantuma başladım 
Detay..

DÜN BENİM DOĞUM GÜNÜMDÜ 
Detay..

KIRIK CAM TEORİSİ VE TOPLUM (suç psikolojisi) 
Detay..

Dil tutulması 
Detay..

**** YOK OLMAK ZIDDIN ZIDDINI YENMESİNDEN İLERİ GELİR.....Hz.Mevlâna....  
Detay..

Deterjansız yıkama!! Alerjikler için süper :) 
Detay..

Çam süslemek de neyin nesi diyenlere 
Detay..

BU SİTEYE ÜYE OLMAK NEYİNİZE YARAR? 
Detay..

ŞEHİT BABASININ BAŞBAKANA MEKTUBU 
Detay..

**** Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da dogru olanı yapmaktır. J.C. Watts  
Detay..

BAKIN HUZUR BU İŞTE! PARA PUL DEĞİL.Var mı cesaretiniz ? 
Detay..

SIKILMAYIN... Sıkı Dostlar Fox Tv de sizi güldürmek için var. Ama saati ve gününü sormayın. 
Detay..

Yeni yıl kutlaması (klasik aynı) 
Detay..

Esra Harmanda'nın konuk olduğum programı İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN 
Detay..

**** Hayatın güçlüğü 
Detay..